Prostat Kanserinde Hedefe Yönelik Biyopsi

Prostat Kanserinde Hedefe Yönelik Biyopsi konusu ile ilgili olarak: Prostat; semenin oluşumuna katkıda bulunun bezlerden biridir. Yaş ilerledikçe bu bezde kanser oluşum riski de artmaktadır. Maalesef yaklaşık her sekiz erkekten biri bu hastalık ile tanışacaktır. Bu kadar sık görülmesine rağmen tarama testlerinin doğruluk oranları istenilen düzeyde değildir. Tarama amaçlı kullandığımız PSA denilen kan testi ve parmakla prostat muayenesinin doğruluk oranları istenilen seviyelerde değildir. Örneğin PSA kanser dışı nedenlerle de artmaktadır. Durum böyle olunca alınan biyopsilerde kanser çıkma oranı yaklaşık %30’lar seviyesinde kalmaktadır. Bir başka deyişle alınan her üç biyopsiden ikisinde kanser dışı patoloji raporlandırılmaktadır. Buradaki temel zorluk, hangi hastada kanser çıkacağının biyopsiden önce tespit edilememesidir.Prostat Kanserinde Hedefe Yönelik Biyopsi

Gereksiz biyopsilerin azaltılabilmesi için görüntüleme yöntemlerinin geliştirilmesi gerekmektedir. Saygın bilimsel bir dergi olan NEJM dergisinin Mayıs sayısında bu amaçla ilişkili hedefe yönelik biyopsiler ile ilgili bir makale yayınlandı. Bu makalede yeni bir MR yöntemi olan multiparametrik prostat MR’ı ile risk belirlenerek riskli alandan biyopsi alınması ile gereksiz biyopsi oranlarının azaltılabileceği vurgulandı. Bu incelemenin yapılabilmesi için 3 tesla gücünde MR veya özel ekipmanlı 1.5 tesla MR cihazı gerekmektedir. Hastaya damar yolundan ilaç verildikten sonra test uygulanır. MR’daki farklı parametrelerdeki görüntülere göre puanlama yapılarak ortalama bir risk puanı belirlenir. Bu risk puanına PIRADS denir.  Bu parametrelerden edinilen bilgilere dayanılarak 1 ile 5 arasında puanlama yapılır. Puan yükseldikçe kanser riski artmaktadır. Hasta özelinde karar verilmesi gerekmekle birlikte genellikle 1-3 arası puanlarda biyopsiden vazgeçilebilir. PIRADS skoru 4-5 olarak raporlandığında MR’da verilen alandan biyopsi almak gerekmektedir. İstanbul’da bu MR yöntemi birkaç merkezde uygulanabilmektedir.

Hedefe yönelik biyopsi bu MR görüntüleme ve puanlama sonrası yapılabilmektedir. Riskli alan belirlenir. Bu belirlenen riskli alandan ultrason veya MR eşliğinde en az iki parça biyopsi alınır. Doğruluk oranları mutlak olmadığı için halen klasik biyopsi ile birlikte yapılmaktadır. Yöntemin daha da geliştirilmesi ile konvansiyonel biyopsi dediğimiz klasik biyopsinin yerini tamamen alacak gibi gözükmektedir. Elbette ki bu durum için daha çok araştırma yapmak gerekmektedir.

Bu MR’ın bir başka avantajı da ameliyat planlaması yaparken kanserin yerinin bilinmesidir. Bu sayede hangi hastada sinir korunacağı, hangi hastada daha çok etraf doku çıkarılacağı öngörülebilir.

Eski çağlardan beri tıbbın temel ilkelerinden biri olan “önce zarar verme” ilkesinin tam manasıyla uygulanabilmesi için hasta ve hasta olmayanı tam manasıyla ayırt etmek gereklidir. Bu yöntem ile tam olarak bu hedeflenmektedir. Kanser olan ile olmayanı biyopsi öncesinde ayırt e kanser olmayan kişiden gereksiz biyopsi alınma ihtimalini azaltacaktır. Ancak bilinmelidir ki tanı ve tedavi yöntemleri kişiseldir. Her insanın özellikleri ve öncelikleri farklıdır. Bu nedenle bu tanı yöntemi için doktorunuza danışarak birlikte karar almak uygun olacaktır. Detaylı bilgi için tıklayınız.

Bizimle iletişim kurup daha ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

Doç. Dr. Sayın Orhan Koca Beyefendi, çaresiz kaldığımız bir anda, oğlumun karşısına çıkması Allah’ın bir lütfu diyorum buna, tanıştığımız an oğlumla yakından ilgilenmesi, 8 saat süren zorlu ameliyat diliminde tüm ekip olarak yapılması gereken her şeyi en ince ayrıntısına kadar yapıp, oğlum için en iyisini yapmaları, ameliyat sonrası göstermiş oldukları titizlik ilgi alaka ile taburcu etmeleri, yapılan işlemleri tüm ayrıntılarıyla anlatan, hastasına saygı gösteren, samimi içten her an güler yüzle karşılayan, doktorumuz Orhan Bey’e minnettarım . Oğlum Ömer AYTUĞ adına çok teşekkür ederim.

AYTUĞ Ailesi